RADIOPHONE : Tek cihazda birleştirilmiş Car Audio seti ve ahizesiz görüşme düzeneği bulunan mobil telefondur.
RADYATÖR : Isı değişimini gerçekleştiren bir bileşen olan radyatör, soğutma sistemi suyla sağlanan araçlarda, motordan geçerek ısınan suyu fanlar vasıtasıyla soğutarak tekrar motora gönderir.
RDS : (Radio Data System) Radyoların FM kanalıyla data transfer edebilme yeteneğine verilen addır. RDS sayesinde radyo ekranında kanalın ismi başta olmak üzere çeşitli bilgiler yazılması mümkün olabilmektedir.
REAL-TIME ÇEKİŞ SİSTEMİ : Çekis normalde ön tekerleklerdedir. Fakat ön tekerlekler patinaja düserse sistem çekis gücünü otomatik olarak arka tekerleklerede iletir.(Honda HR-V)
ROKETLEME : (Kickdown) Otomatik vitesli araçlarda, gaz pedalının sonuna kadar basılmasıyla devreye giren ve daha çok yokuş tırmanışlarında ve ani hızlanmalarda kullanılan sistem. Roketleme sisteminde, gaza aniden yüklenildiğinde daha iyi hızlanma sağlamasını veya yokuşun daha rahat çıkılması için vites bir kademe düşürülür.
REFLEKTÖR : Işık kaynağından (ampulden) gelen ışık huzmelerini yolun üzerine yansıtan farın içinde yer alan aynadır. Reflektörden yansıyan ısşık huzmeleri far camından yola dağıldığı gibi, günümüzün daha modern düz camlı farlarında yol üzerine ışık dağılımı direkt reflektör üzerinden yapılmaktadır. Bu tip reflektörlere HNS (Homegenous numeric calculated surface) reflektör denir. Bu tip reflektörlerin yüzeyi bilgisayar proğramları vasıtası ile çok hassas biçimde hesaplanmıştır.
REZİSTANSLI BUJİ : Parazit filtre rezistanslı bujiler otomobil üreticileri tarafından orijinal donanımda gittikçe daha fazla tercih edilmektedir. Önemli avantajları arasında; radyo yayınlarını bozan daklgaları absorbe etme ve tüm elektronik sistemlerin (örn: ABS, ASR, ESP) fonksiyonunda yüksek güvenirlilik gelir.
RÖLE : Röle, düşük akımlarla yüksek akımları ileten, durduran veya yönlendiren devre elemanıdır.
ROZ : Research oktan sayisidir ve MOZ gibi yakitin yanma gucunu belirtir.
ROADSTER : Tek kapılı olarak tabir edilen ve sürücü dahil sadece iki kişi için oturma yeri bulunan üzeri açılabilir motorlu araçlara verilen ad.
ROTARY MOTOR : (Wankel) Alman mühendis Felix Wankel tarafından icat edilen bir içten yanlamı motor çeşidi olan Rotary ya da öteki adıyla Wankel motor, 4 zamanlı motorların emme, sıkıştırma, patlama ve egzos işlemlerini silindirlerde değil ayrı odacıklarda gerçekleştirir. Klasik yapıya sahip 4 zamanlı motorlarda patlama odasında gerçekleşen genleşme etkisi bağlantı çubuklarıyla krank miline iletilip lineer hareket dairesel harekete çverilerek aracın gitmesini sağlayan güç elde edilmiş olur. Rotary motorda ise herhangi bir lineer hareket üretilmeden üçgen şekilli dışbükey rotarların (döneç) oluşturduğu odacıklarda yanma gerçekleşir. Yanma burada gerçekleştiğinde, rotar aniden dönmeye başlayarak daha az titreşimle daha yüksek devirlere çıkmasına izin verir. Rotary motorların geleneksel pistonlu motorlara göre temel avantajı daha az hacimle daha yüksek devirlere çıkabilmeleridir.
RPM : (Revolutions per Minute) İngilizce dakika başına devir ya da devir/dakika kelimelerinin kısaltılmışı olan RPM, bir motorun o an bir dakika içerisinde ortalama kaç devir çevirebildiğini ifade eder.
RULMAN : Devamlı hareket eden iki parça arasındaki sürtünmeyi azaltan parçaya verilen genel ad.
SAE : (Society of Automotive Engineers) Dünya çapında otomotiv sanayinde görev alan mühendislerin oluşturduğu bir dernek olan SAE (Otomotiv Mühendisleri Derneği), günümüzde oluşturduğu çeşitli standartlarıla tanınmaktadır. Bu standartların en bilineni bir beygir gücü standardı olan HP/SAE'die ve kuzey Amerika'da yaygınlık kazanmıştır. Ülkemizde ve Avrupa'da ise HP/DIN standardı daha yaygındır. HP/DIN standardı HP/SAE standardına göre aynı gücü daha düşük rakamlarla gösterir.
SAHR : (Saab Active Head Restraint) Saab'ın geliştirdiği bir teknoloji olan ve arkadan çarpmalara karşı kafalıkların daha koruyucu bir pozisyon almasını sağlayan SAHR sisteminde, arkadan çarpmaları tespit eden plaka şeklindeki bir dedektörün sayesinde çarpma algılandığı anda kafalıklar ileri doğru hareket ederek, baş ve boyun kısmının zarar görme ihtimalini minimuma düşürür.
SANTİMETREKÜP (cc) : (Cubic Centimetre) Motor hacmini ifade etmek için kullanılan santimetreküp pistonun en üst nokta olan supapların bulunduğu yerden en alt nokta olan silindirin başlangıcına kadar kat ettiği mesafeye silindir çapının dahil edilmesiyle ortaya çıkan rakamdır. Motor hacmini ifade eden diğer bir hacim biçimi inçküptür ve 1000 cc 61 inçkübe eşittir.
SEDAN : 4 kapılı bir karasor şekli olan sedan, C sütunundan itibaren arkaya doğru çıkıntılı yere paralel olan araçlara verilen genel addır.
SENSÖR : Motorlu taşıtların çeşitli bölümlerinde bulunan elektronik tespit aygıtlarına verilen genel ad.
SELESPEED : Tiptronic’den farki manuel olmasi.Fakat otomatik ve yari otomatik olarakda kullanabiliyor.
SELF-LEVELLING SUSPENSION : Süspansiyon sisteminin içinde bulunan bir eleman vasıtasıyla, araca yüklenen yüke göre süspansiyon sisteminin otomatik olarak yüksekliği ayarlamasıdır. Bu sistemde ön ve arkada yükseklik seviyesi ayrı ayrı ayarlanabilir.
SENTETİK MOTOR YAĞI : İçeriğinde petrol kullanılmayan motor yağlarına verilen ad. Petrol bazlı olan mineral yağların aksine, sentetik yağlar kimyasal bazı reaksiyonlarla ortaya çıkarılırlar. Daha yeni teknoloji olan sentetik yağlar içerikleri sayesinde daha iyi performans sağlayabilirler.
SETAN : Dizel motorlarda yakıtın yanma kalitesi ölçüsü olarak "setan" sayısı kullanılır. Setan sayısı ne kadar yükset ie yakıtın kendi kendine yanmaya meyli o kadar fazladır. Setan sayısı 100 çok kolay yanan n-heksadekan'ı, setan sayısı 0 ise yavaş yanan metil-naftalini işaret eder. Modern dizel motorlarda en yararlı çalışma için arzulanan değer, setan numarasının 50'nin biraz üzerinde olmasıdır.
SERAMİK : Cok hafif bir maddedir. Porsche Turbo ve Mercedes CL 55 AMG'de disk fren malzemesi olarak kullanilir. Avantaji asinmaya karsi dayanikli olmasi ve 300.000km civarinda omru olmasidir. Ayrica agirligi yuzde 60 daha azdir ve surus konforunu arttirir.
SIKIŞTIRMA ORANI : Bir silindirin tüm hacminin yanma odasında gidip gelen pistonun en aşağıda durduğu pozisyonla en yukarıda durduğu pozisyonun birbirine bölünmesiyle ortaya çıkan orandır. Sıkıştırma oranlarındaki ikinci sayının her zaman 1 olmasının sebebi ise yukarda bahsi geçen aralıklardaki (pistonların durumuna göre ortaya çıkan hacimler) matematiksel olarak anlaşılabilir sayılara indirgenmesidir. Dizel motorların sıkıştırma oranları dizel yakıtın yapısı sayesinde, benzinli motorlara göre daha yüksektir.
SIRALI MOTOR : Tüm silindirlerin, silindir bloğunun içerisinde düz bir sıra şeklinde dizilmesiyle meydana gelen motor şeklidir. Sıralı motorların alternatifi V motoral olarak görğlebilir.
SİLECEK : Aracın ön camı, arka camı ve farlardaki su, kar ve pislikleri temizlemek amacıyla kullanılan, bir kol ve kauçuk lastikten oluşan sistemdir.
SİLİNDİR : Silindir bloğunun içerisinde yer alan, kendi içerisinde pistonların hareket ettiği ve yanmanın gerçekleştiği, motoru oluşturan en önemli elemanlardan biridir.
SİLİNDİR BLOĞU : Bir motora dışarıdan ilk bakıldığında görülebilecek en büyük dökme parça. Motor bloğu olarak da bilinen silindirbloğu, karterin üst kısmını ve silindirleri içerisinde barındırır.
SİLİNDİR GÖMLEĞİ : Değiştirilebilir bir moto parçası olan silindir gömşeği, silindirlerin içine yerleştirilir ve tüp şeklinde ince bir tabakadan oluşur. Silindirleri tamamen kaplayan silindir gömleğinin kullanılma amacı silindirlerin aşınmasını önlemek ve gömlekler aşındığı taktirde yenisini yerleştirmektir.
SİLİNDİR KAFASI : Silindir bloğunun üst kısmında bulunan demonte edilebilir bir parça olan silindir kafası, birçok durumda supapları da üzerinde barındırarark yanma odasının bir kısmını oluşturabilir. Motorun soğutulması ve yağlanması için gerekli su ve yağ giriş çıkışlarını da içerisinde barındıran silindir kafasının üstünde aynı zamanda bujiler de bulunmaktadır.
SLS : Otomobilin yüksekligini otomatik olarak ayarlayan sistem.(Off Road araçlarda kullaniliyor)
SOFT-STOP : Soft-Stop olarak tabir edilen yumuşak durma sisteminde araç durmadan az önce fren basıncı otomatik olarak sistm tarafından düşürülerek sarsıntısız bir durma mümkün olmaktadır.
SOFT-TOP : Üstü açılabilir otomobillerde üst kısmın yalnızca kumaşla ya da kumaş ağırlıklı olmak üzere kumaş-metal karışımıyla kaplı olmasıdır.
SPACEFRAME : Audi'nin A8 ve A2'de kullandigi aluminyum yuruyen aksamidir. Dokum ve kaynak hafif alasim parcalar aluminyumla birlestiriliyor. Kapilar ve tamponlar normal celik yapilar gibi vidalaniyor. Spaceframe karoserin, celik karosere karsi yuzde 40'lik agirlik avantaji bulunuyor. Dezavantaji ise kaza sonrasindaki pahali tamir masraflari.
SOHC : Üstten tek egsantrikli motor
SPOYLER : Bazı araçların önde tampon altına doğru uzayan ya da bagajın hemen üstünde bulunan, esas amacı aerodinamiği sağlamak olan eleman.
SPOYLERLİ SİLECEK : Silecek süpürgesinin üzerine monte edilmiş olan parça, yüzey alanını arttırır ve karşı yönden gelen rüzgar, araç hızlandıkça sileceği aracın ön camına daha çok bastırı. Böylece sileceklerin yüksek araç hızlarında da cam yüzeyine tam olarak oturmasını ve silme kalitesinin korunmasını sağlar.
SPYDER : 1900'lerin başında iki koltuklu hafif yapılı motorlu taşıtlara verilen ad. 1950'lerde İtalyan üreticiler tarafından yeniden kullanılmaya başlayan bu deyim, üstü açık 2 kişilik spor araçlara verilen adlardan biri oldu.
SRS : Ek güvenlik sistemi havayastigi/emniyet kemer gergisi.
STABİLİZATÖR : Bir aracın yolcu kabininde meydana gelebilecek sallantıların en hafif şekilde hissedilmesini sağlayan komponentlerin tümüne verilen ad.
STEER BY WIRE : Hidrolik direksiyon sistmelerinin, beygir gücünden ve dolayısıyla benzinden çalmasının aksine steer by wire sistemlerinde mekanik bağlantı tamamen ortadan kalkıyor. Elektronik steer by wire sistemlerinin çalışma prensibi tamamen bilgisayar oyunlarındaki gibi gerçekleşiyor ve sürücünün direksiyona verdiği komutlara göre elektronik beyin kendine bağlı küçük bir motor vasıtasıyla tekerlekleri yönlendiriyor.
STOP & GO : Stop & Go denilen dur-kalk fonksiyonu, Adaptive Cruise Control (ACC) mesafe kontrol sisteminin bir eklentisidir. Bu sistem, yakın mesafe sensörlerinin sağladığı verileri değerlendirerek otomatik olarak araç durana kadar fren yapabilir ve daha sonra, trafik yoğunluğunun izin verdiği ölçüde sürücünün müdahalesine gerek kalmadan aracı yeniden hızlandırabilir. Bu fonksiyon, özellikle yoğun trafikte sürücüye büyük bir kolaylık sağlamanın yanı sıra bir güvenlik unsuru olarak da önem kazanmaktadır.
STROK : Pistonun silindirde en alt seviyeden en üst seviyeye kadar kat ettiği mesafeye verilen ad.
SUPER SELECT : Tekerlek çekisini ihtiyaca göre ayarlayan sistem. Bu sistemde çekis 4 sekilde oluyor.1) Sadece arka tekerleklerden >Ön ve arka tekerlekler arasinda dagilim > Ön ve arka tekerlekler arasinda esit dagilim >4) Arazi sanzimaniyla devreye giren klasik dört tekerlekten çekis.
SUSTURUCU : Atık gazların çıktığı egzoz borusunun hemen önünde konumlandırılan susturucu, adından da anlaşılacağı gibi egzozo borusunda oluşan gürültü seviyesinin azaltılmasına yardımcı olur.
SUV : Station ve vanların özelliklerini bünyesinde barındıran ve çok amaçlı kullanıma uygun, çoğunlula 4 tekerlekten çekişli, hafif arazi koşullarına uygun dizayn edilmiş, asfaltta da otomobilleri aratmayan sürüş özellikleri sunan araçlardır.
SÜRTÜNME KATSAYISI : Daha yüksek hızlara ulaşmada ve yakıt ekonomisinde çok önemli bir yere sahip olan sürtünme katsayısı, aracın dizaynıyla direkt olarak ilgilidir. Araç dizaynından başka spoyler vb. ek parçalar yardımıyla da sürtünme katsayısı düşürülebilir. Sürtünme katsayısının ölçülmesinde rüzgar tünelleri kullanılır. Bir aracın sürtünme katsayısı ne kadar düşükse aracın hızlanma değerlerine ve yakıt tüketimine o denli katkıta bulunulur.
SÜSPANSİYON : Yoldan ve sürüşten kaynaklanan şokları emmeye yarayan elemanlardan oluşan süspansiyon sistemi içerisinde, amortisörler, tırsiyon çubukları vb parçalar bulunur. |